TATTVA

Doğada hiçbir şey tek başına var olmaz. Toprak suyla, hareket boşlukla, biçim dokuyla, beden duyularla ilişki içindedir.

Tattva

Görünenden öze.

Tattva, Sanskritçede hakikat, gerçeklik, öz ve temel ilke anlamlarıyla kullanılan bir kavram. Bir şeyin yalnızca görünen biçimine değil, onu var eden temel niteliğe bakmayı anlatır.

Samaya’da Tattva’yı bir öğreti ya da uyulması gereken kurallar bütünü olarak görmüyoruz. Bize daha çok nasıl bakmak istediğimizi hatırlatıyor: 

Biçimin ardındaki özü.
Bir giysiyi yalnızca biçimiyle değil; kumaşı,
bedeni ve hareketiyle.

Hareketin ardındaki nefesi.
Yoga pratiğini yalnızca asanayla değil; nefes, dikkat ve farkındalıkla.

Nesnenin ardındaki niyeti.
Bir ritüeli yalnızca kullandığımız nesneyle değil; ona ayırdığımız zaman ve taşıdığımız niyetle.



Doğanın beş hali.

Toprak, Su, Ateş, Hava ve Boşluk; Hint düşüncesindeki Pancha Mahabhuta anlayışının Beş Büyük Elementi. Samaya'da onları mistik semboller olarak değil, doğada ve yoga pratiğinde sürekli karşımıza çıkan bir dil olarak okuyoruz. Zemin, akış, dönüşüm, nefes ve alan pratiğe dışarıdan eklenmiyor, zaten içinde. Tattva'nın Samaya'daki karşılığı da bu: parçaları fark ederken bütünü unutmamak.

TATTVA ve Yoga

Hakikat; bedenin hareketinde eşlikçiye dönüşüyor.

Bir yoga giysisine de aynı soruyla bakıyoruz: Tenle nasıl buluşuyor, beden hareket ettiğinde ne yapıyor, hangi malzemeden üretiliyor ve gereksiz olarak neyi taşımıyor?


Samaya'nın Sattvik giyim anlayışı tam bu noktada, Hindistan merkezli AKISO Sattvik ile yollarımızın kesişmesiyle başladı.

Neden AKISO?

Giysi hareketin önüne geçmemeli. Onunla birlikte hareket etmeli.

AKISO’da bizi çeken şey yalnızca tasarımların görünümü değildi. Yoga pratiğini bilen bir tasarım anlayışının; doğal kumaş, rahat form, hareket özgürlüğü ve zanaatla aynı yerde buluşmasıydı.

Koleksiyonlarda giysi bedeni bir forma sokmak yerine onunla birlikte hareket etmek için tasarlanıyor. Rahat kesimler, ayarlanabilir bağlar ve parçanın hareket sırasında yerinde kalmasına yardımcı olan detaylar bu yaklaşımın parçası. Metal fermuar ve sert klipsler yerine bağlar, düğmeler ve yalın kumaş çözümleri kullanılıyor; Fransız dikiş gibi ilk bakışta görünmeyen detaylar ise giysinin iç yapısını ve kullanım hissini destekliyor.

Neden Hindistan?

Yerinde bilen, zanaatını en iyi anlatır.

Samaya için Hindistan’dan ürün getirmek yalnızca bir üretim ya da menşe tercihi değil. Yoga pratiğiyle, doğal tekstille ve zanaatla kendi kültürel bağlamı içinde çalışan insanlarla doğrudan ilişki kurmayı önemsiyoruz.

Bir geleneğin görüntüsünü başka bir yerde yeniden üretmek yerine, o bilgiyle yaşayan ve onu üretime dönüştüren kişilerle
çalışmak bize daha doğru geliyor. 

AKISO’nun koleksiyonlarında yoga pratiğinin
ihtiyaçlarıyla Hindistan’ın kumaş ve zanaat bilgisinin aynı ürün üzerinde buluşması bu nedenle önemli.


El işçiliği, geleneksel baskılar, doğal kumaşın kendi dokusu ve hareket düşünülerek geliştirilen detaylar; ürünü yalnızca 'Hindistan’da üretilmiş' olmaktan çıkarıp, geldiği yerin bilgisini taşıyan bir parçaya dönüştürüyor.

SAMAYA × AKISO Sattvik

Kumaş tene. Form bedene. Giysi harekete eşlik etsin.

AKISO ile ilişkimiz, hazır bir koleksiyonu Türkiye’ye taşımaktan ibaret değil. Türkiye için oluşturduğumuz seçkide modelleri, renkleri ve parçaları Samaya’nın dünyası içinde yeniden bir araya getiriyoruz.

AKISO’nun Hindistan’da başlayan Sattvik giyim ve zanaat yaklaşımı; Samaya’nın doğallık, Beş Element, hareket ve kişisel ritim üzerine kurduğu diliyle burada buluşuyor.

Biri üretim ve zanaat bilgisini taşıyor. Diğeri bu seçkiyi kendi dünyası, anlatısı ve pratiğe bakışı içinde yeniden kuruyor.

İki farklı coğrafya. Ortak bir düşünce. Tek kaygı.

“Var olan birdir; bilgeler onu farklı adlarla anar.”

Rig Veda 1.164.46